egeçep logo
12.06.2009 ALLİANOİ BASIN AÇIKLAMASI

 

 

          DEĞERLİ  BASIN  MENSUPLARI, 

 

  Allianoi ve diğer tarihi eserlerimizi baraj suları altında  bırakmak, yok etmek  isteyen kesimlere karşı yıllardır  sürdürdüğümüz  mücadele devam ediyor.

İzmir 2. No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 2001’ de  1. derece arkeolojik Sit alanı olduğu yönünde karar verilen bölgede, yasaya aykırı biçimde sürdürülen baraj inşaatı, telafisi mümkün olamayacak hasarlara yol açmaktadır ve açacaktır. Ortaya çıkan hukuka aykırılık, Allianoi'nin suya gömülmesi halinde bağışlanamaz bir suç haline gelecektir. 

 Allianoi’yle İlgili gelişmeler, kamuoyunca da yakınen izleniyor.

 

2009 yılı Nisan ayında gerçekleşen İzmir Kitap Fuarı’nda açmış olduğumuz imza kampanyasında 6000 yurttaş, Kültür Ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’a hitaben yazılmış olan,

 

Bilindiği gibi Allianoi, bir insanlık mirasıdır.  Dünya çapındaki böylesi  bir kültür mirasının  baraj suları altında bırakılması yönündeki çabalar  bizi hem şaşırtmakta hem de üzmektedir.

Allianoi, 2001 yılında 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmiştir. Bu nedenle özenle korunması gerekirdi. Ancak, bırakınız korumayı,  yasaya aykırı biçimde sürdürülen Yortanlı Barajı inşaatı, Allianoi’de, telafisi mümkün olamayacak hasarlara yol açmaktadır.

……………………………………………………

 

Anayasası’nın 63/1. Maddesi’ndeki, “...Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır...” hükmüne uygun davranılması gerektiği açıktır . Var olan hukuksal düzenlemelere göre Allianoi'nin suya gömülmesi bağışlanamaz bir suç olacaktır.

Allianoi Sağlık Yurdu’nun baraj suları altında bırakılarak yok edilmesi girişimlerine karşı ivedilikle önlem alınmalıdır. 2007 ve 2008 yıllarında kazı izni verilmemesi nedeniyle, Allianoi’nin büyük bölümü hala  toprak altında bulunmaktadır. Kazı alanı, korumasız durumdadır. Ortaya çıkarılmış eserlerin korunması için ivedilikle önlemler alınmalıdır.

Allianoi Antik Sağlık Kenti’yle ilgili her türlü koruma önleminin  en kısa zamanda alınmasını; kazıların yeniden başlatılmasını istiyoruz.

 

İfadelerinin de yer aldığı  metne imza attı.

Duyarlı insanların sayısı elbette çok daha fazla. Bu 6000 yurttaş, salt İzmir kitap Fuarı’nda Allianoi Standı’na yolu düşenlerdir.

Daha önceki bir basın açıklamamızda da belirttiğimiz gibi, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür ve  Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 749 sayılı İlke Kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle 05.06.2009’ da  Danıştay’da dava açtık.

 

 717 sayılı ilke kararının Danıştayca  iptal edilen maddeleri üzerine düzenlenen 749 sayılı İlke Kararının da  717 sayılı ilke kararından bir farkı bulunmamaktadır.

     

 

       Danıştay 6. Dairenin 26.11.2008 ve 25.02.2009 tarihli iptal kararına konu olan 717 Sayılı İlke Kararı ile yeni İlke Kararı (749 sayılı İlke Kararı)  arasındaki tek farkın DSİ’nin adının geçtiği kısımların “üniversitelerin ilgili bilim dallarındaki öğretim üyeleri ve yatırımcı kuruluş temsilcilerinden oluşan en az beş kişilik bir komisyon”un almış olmasıdır. İki ilke kararı arasında başkaca hiçbir fark bulunmamaktadır. 

 Anımsanacağı gibi, mille kapatıp suya gömmeyi uygun bulan 10.10.2007 tarihli Koruma Kurulu Kararı, 717 sayılı İlke Kararı’na atıf yapılarak verilmişti. Bu nedenle dava sonucunda ortada “korunacak bir kültürel varlık” kalmayacağından öncelikle davamızda yürütmeyi durdurma kararı verilmesini istedik.                               

        Bu aşamada yürütmenin durdurulması kararı verilmediği takdirde, 10.10.2007 tarihli Koruma Kurulu Kararı uyarınca Allianoi mille kaplanıp suya gömülecek, dünyada biricik olan bir antik şifalı su merkezi yok olacak; bu ilke kararının kültür, çevre ve doğaya verdiği zarar giderek, Hasankeyf ve diğer olası tarihi ve kültürel eserlerimizi de kapsayarak, katlanarak artacaktır.  

         İptalini istediğimiz 749 sayılı İlke Kararı, metninden de anlaşılacağı üzere, Baraj alanlarından Etkilenen Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunması ile ilgili 717 sayılı İlke Kararının 2 ve 3.maddelerinin Danıştay 6. Dairenin 26.11.2008 tarih 2006/8266 E. 2008/8268 K. sayılı ve 25.02.2009 tarih 2007/1561 E. 2009/1804 K. sayılı ilamları ile iptal edilmesi üzerine alınmış, değiştirme, yeniden düzenleme İlke Kararıdır.

 

        Ancak bu değiştirme, Danıştay 6. Daire iptal gerekçeleri dikkate alarak oluşturulmuş bir düzenleme değildir. Danıştay iptal gerekçesi özetle, DSİ’nin kültürel varlıklar üzerinde karar verme yetkisinin bulunmadığı saptamasına dayanmaktadır.

       Kültür ve Turizm Bakanlığı, Danıştay iptal kararları doğrultusunda yeni işlem tesis etmiş gibi görünse de, tesis ettiği dava konusu işlem, İdari Yargılama Usulü Kanunu  28.maddesinin öngördüğü “mahkeme kararlarının gereklerinin gecikmesizin yerine getirilmesi” koşuluna uymamaktadır.

 

       Bir mahkeme kararının bu şekilde aşılmaya çalışılması İd. Y.U.K. 28’e, “idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.” düzenlemesini içeren Anayasanın 125.maddesine ve “Bu sözleşmede tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, ihlal fiili resmi görev yapan kimseler tarafından bu sıfatlarına dayanarak yapılmış da olsa, ulusal bir makama etkili bir başvuru yapabilme hakkına sahiptir.” diyen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Etkili Başvuru Hakkı başlığını taşıyan 13.maddesine aykırıdır.

            749 Sayılı İlke Kararı ile kamu yararını gözetmeyen bir işlem tesis edilmiştir.

          Bilindiği gibi; 4848 Sayılı Kültür Ve Turizm Bakanlığı Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun’un 2/c maddesine göre; “Tarihi ve kültürel varlıkları korumak” Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın görevleri arasında sayılmıştır.           

           Anayasanın 63. Maddesinde “Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunması sağlar” denilerek  devletin Sit özelliğine sahip kültür ve tabiat varlıklarının “korunmasını sağlamak” la görevli olduğu ifade edilmiştir.

           Bu kaygılardan yola çıkarak, bir insanlık mirası olan Allianoi’nin karşı karşıya bulunduğu tehlikeyi halkımızla paylaştık. Bir tarih, doğa ve hukuk  cinayetine meydan verilmemesi gerektiğine inanıyoruz. Unutulmamalıdır ki geçmişine sahip çıkmayanlar geleceklerini de kaybederler.

 

          6000 yurttaşın imzaladığı mektubu, Kültür Ve Turizm Bakanlığı’ na verirken bir kez daha ifade etmek isteriz ki: Allianoi Girişim Grubu  olarak Allianoi  ve diger tarihi ve kültürel eserlerimizi sular altında bırakacak her türlü girişimin takipçisi  olacağız.

            12.06.2009

         Alime Mitap

      Allianoi Girişim Grubu

         Dönem Sözcüsü

 

İletişim: allianoisozcu@gmail.com                                       

 

 

 

 

 

 


Basın Açıklaması ile ilgili döküman
13.06.2009







Copyright © Ege Çevre ve Kültür Platformu