egeçep logo
KAZDAĞLARI ÇEVRESİNDE TERMİK SANTRAL İSTEMİYORUZ. İÇDAŞ TERMİK SANTRALİ ÇED İPTAL KARARI UYGULANSIN
                        BASIN AÇIKLAMASI     02.03.2010
  
            Çanakkale % 54 ü ormanlarla kaplı nüfusunun % 50 den fazlası doğrudan tarımdan geçinen tarımsal çeşitliliği yüksek bir ildir.Üretilen tarımsal ürünler hem kaliteli , hem de büyük bölümü organik niteliktedir..Çanakkale bu özelliğini , büyük ölçüde Kazdağlarına borçludur.Ayrıca Çanakkale’deki iş çevreleri de varlıklarını büyük ölçüde tarıma dolayısıyla Kazdağlarına borçludurlar.
            Buna karşın çok uluslu altın ve gümüş şirketleri , siyanürle altın çıkarmak için Kazdağlarına akın ettiler.Bunların yanında ithal linyitle çalışan termik santraller , çimento fabrikaları , demir çelik tesisleri ve tersaneler gibi AB nin kendi ülkelerinde kabul etmediği dünyanın en kirli sanayileri Çanakkale’ye , Çanakkale’nin de kuzeyine yani yanlış yerlere kurulmaya başlanmıştır.
            Eğer bu durum önlenemezse dünya harikası bir bölge yukarıda belirtilen özelliklerini yitirecek , havası kirlenecek , suları zehirlenecek , ormanlarının ve tarım alanlarının üzerine asit yağmurları yağacak , bölgedeki radyoaktivite yükselecek , yöredeki tüm canlıların sağlığı bozulacak , en önemlisi de geçimini doğrudan ve dolaylı olarak tarımdan sağlayan yüz binlerce insan işini , aşını ve sağlığını yitirecektir.
            Bu durumun önlenmesi amacıyla sivil toplum örgütleri tarafından açılan davalarda İÇDAŞ tarafından Karabiga yöresine kurulmakta olan termik santral ile çimento fabrikasının CED olumlu raporu Çanakkale İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.Söz konusu iptal kararının arkasından adı geçen şirket iptal gerekçelerine uymak yerine yeni CED uygulaması başlatmıştır.Bu amaçla düzenlenen halkı bilgilendirme toplantısına il dışından çok sayıda şirket çalışanını getirerek , yöredeki sivil toplum örgütlerinin ve yöre halkının katılımını engellemişlerdir.Konu ile ilgili endişelerimiz başta Çevre ve Orman Bakanlığı ve Çanakkale Valiliği olmak üzere ilgili tüm makamlara iletilmiştir.
            Bu gelişmelerle birlikte İÇDAŞ genel müdürlüğü tarafından medyaya sayfalarca ilan verilerek gerçekler halktan saklanmaya ve yöre insanının kafası karıştırılmaya çalışılmıştır.
Söz konusu ilanlarda ; kurulan termik santralin çevre dostu olduğu ,Kazdağlarına 80 Km mesafede olduğu , çevresinde meyve bahçesi kurduklarını , hayvancılık ünitesi ve denizde balık çiftliği bulunduğunu , ayrıca Çan ilçesinde yıllardır çalışan termik santralin çevreye hiç zararının olmadığını , bu konularla ilgili olarak bilimsel araştırmalar yaptıklarını , santraller yapıldıktan sonra Kazdağlarının daha yeşil olacağını iddia etmişlerdir.
Şimdi gerçek duruma baktığımızda
1- Bedelini İÇDAŞ ın ödeyerek istediği kuruma yaptırdığı araştırmalar ile sponsoru olduğu kazılarla ilgili kuşku duymak en doğal hakkımızdır.
2- Çevreye kurulan sözde tarım işletmelerinin , ekonomik anlamda üretim yapmaları mümkün değildir.Çevrede oluşan kirlilik nedeni ile üretilen ürünlerin insan sağlığı için risk oluşturacağı açıktır.Amaç kafa karıştırmaktır.
3- Çan termik santrali 320 megavat gücünde , çalışmaya başlayalı kısa süre olan ve tam kapasite ile çalışmayan devlet denetiminde çevreye karşı titiz önlemler alınarak çalıştırılan bir santral olmasına rağmen şimdiden çevreye olumsuz etkileri görülmeye başlamıştır.Bu konudaki gerçeği Çan İlyasağa Köyü Muhtarı ve İhtiyar heyeti ile köylerinde soğan ve sarımsak yetiştiremeyen üreticiler gayet iyi bilmektedir.İÇDAŞ genel müdürünün beyanı doğru değildir.1600 megavatlık termik santral ile tam kapasite ile çalışmayan 320 megavatlık santralin kıyaslanması yanlıştır.
 
 
 
4- Söz konusu termik santrallerin Kazdağlarına 80 Km olduğunu söyleyenler , 8 Km mesafedeki Güreci köyünden başlayan Lapseki sınırları içersinde kalan çok geniş ve kaliteli ormanlık sahadan hiç söz etmemektedirler.Afrika’daki sahra çölünden kalkan toz bulutlarının 2 gün sonra Kazdağlarına ulaştığını bilmeyen yoktur.Hal böyle olunca fabrika bacalarından çıkan gazların ve partiküler maddelerin 80 Km mesafeye ne kadar zamanda ulaşacağı kolayca anlaşılacaktır.
5- Türkiye dahil dünyanın hiçbir yerinde termik santrallerin çevrelerini yeşillendirdikleri görülmemiştir.Kaldı ki geçtiğimiz Kurban Bayramı arifesinde yüzlerce yeşil kutsal zeytin ağacı termik santralin çevresinde adı geçen şirket tarafından sökülerek termik santrale kurban edilmiştir. Gerçek bu iken genel müdür hangi araştırmaya dayanarak Kazdağlarının santral yapıldıktan sonra daha yeşil olacağını iddia etmektedir.Merak konusudur.
6- Türkiye’nin enerjideki en önemli sorunu dışa bağımlılıktır.Kurulan termik santral ithal linyitle çalışacağına göre enerjideki dışa bağımlılığımız daha da artacak demektir. Bu kabul edilemez .
7- Çanakkale’deki bazı iş çevrelerinin gözü kapalı dünya harikası bir ilde , dünyanın en kirli sanayilerine destek vermelerini anlamakta güçlük çekiyoruz.Sanki bu çevrelerin bu ilin tarımsal gelirlerinden önemli paylar almamışlar , sanki bu ilden Kazdağlarından su içmemişler , hava solumamışlar , yörede yetişen kaliteli ürünlerle beslenmemişler gibi davranmaları üzüntü vericidir.
Anayasanın 56. maddesinde belirtildiği gibi , herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.Çevreyi geliştirmek , çevre sağlığını korumak , çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların görevidir.Bu çerçevede sorumlu yurttaşlar olarak görevimizi yaparak , bundan sonraki gelişmeler içinde hukuk düzeninin öngördüğü yargı yollarına başvuracağız.
Saygılarımızla
 
 
Çanakkale Çevre Platformu
Çanakkale Ziraat Mühendisliği Odası Şube Başkanlığı
Çanakkale TÜKODER
Çanakkale Tarım Orkam Sen
Çanakkale Eğitim Sen
Çanakkale Jeoloji Mühendisleri Odası
Çanakkale Tabip Odası
Çanakkale Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği
 Köy Kop. Genel Başkanlığı
Çanakkale Tema Temsilciliği
Çanakkale İnsan Hakları Derneği


03.03.2010







Copyright © Ege Çevre ve Kültür Platformu