egeçep logo
AYVALIK ADALARI TABİAT PARKI KONFERANSI YAPILDI

"Ayvalık Adaları Tabiat Parkı için Çevre ve Orman Bakanlığı’nca hazırlanan 2009 yılı revizyon planına itiraz eden “Ayvalık Adaları Tabiat Parkını Koruma Platformu”, tabiat parkına sahip çıkmak için bir konferans düzenledi. EGEÇEP bileşenlerinden AYÇEP’in de içinde bulunduğu Platform 28 Ocak 2010 tarihinde yaptığı basın açıklamasıyla hukuksal mücadeleyi başlatmıştı. Prof. Dr Kerim Alpınar ve Doç. Dr Abdullah Soykan’ın konuşmacı olduğu konferans 14 Mayıs 2010 Cuma günü Alibey( Cunda) Adası Kültür Merkezi’de yapıldı.

 

 

Prof. Dr Kerim Alpınar 1995–1999 yıllarını kapsayan proje çalışmasını anlattı. “Parkta yapılaşmaya hiç bir şekilde izin verilmemelidir. Aksi takdirde bitki örtüsü geriye dönülemez şekilde tahrip olur ve bölge biyolojik zenginliğinden çok şey kaybeder. İnsanlar olarak buna hakkımız yok” diyerek düşüncelerini ve önerilerini şöyle sıraladı:

·         TÜBİTAK ile İstanbul Üniversitesi tarafından desteklenmiş bir proje kapsamında 1 Eylül 1995–1 Nisan 1999 tarihleri arasında bölgeye 15 bilimsel araştırma gezisi düzenlenmiş ve 1917 örnek toplanarak teşhisleri gerçekleştirilmiş; bölgede tedavi alanında ve gıda olarak kullanılan bitkiler konusunda da bilgi toplanmıştır. Kullanıldığı saptanan bitki sayısı 113'dür.

·         Park'ta Türkiye'nin başka hiçbir yerinde bulunmayan 4 tür doğal olarak yetişmektedir.

·         Park'ta ayrıca Türkiye'de dar yayılış gösteren 4 bitki türü de bulunmaktadır.

·         Park'ta en az 752 farklı bitki türünün yetiştiği belirlenmiştir.

·         Çok değişik canlı türlerinin yaşamasına elveren parkta yoğunluk olarak karşılaştırıldığında Türkiye ortalamasının 4 misli fazlası yetişiyor.

·         Söz konusu Tabiat Parkı, gerek bitki çeşitliliği gerekse Ayvalığa bu bitkileri temin eden bir bölge olması nedeniyle korunması gerekli bir yerdir. Kayalıklar, sulak alanlar, kumsallar gibi her birinde farklı bitkilerin yetiştiği ekosistemlerin mevcut olduğu parkta yapılaşmaya hiç bir şekilde izin verilmemelidir. Aksi takdirde bitki örtüsü geriye dönülemez şekilde tahrip olur ve bölge biyolojik zenginliğinden çok şey kaybeder. İnsanlar olarak buna hakkımız yok. 

·         1995 yılında ilan edilen Tabiat Parkı'nın sorumlu kadrosunun acilen genişletilmesi gerekir. 

·         Tabiat Parkı'nda gerçekleştirilecek ve çevrenin bitkilerini, doğal yaşamı tanıtacak günübirlik doğa yürüyüşleri konuya ilgiyi arttıracaktır. Uygun tarihlerde gerçekleştirilecek bu gezilerde bitkilerin fotoğrafları çekilmeli ancak birkaç tane de olsa, toplanmalarına izin verilmemelidir.

·         Bölgede bir botanik bahçesi ile müze kurulabilir ve bu konuda Türkiye’deki benzer parklara örnek olur. İyi korunan, temiz ve biyolojik yönden zengin bir Ayvalık Adaları Tabiat Parkı'nın varlığı, Ayvalık için gurur kaynağı olabileceği gibi, Ayvalık'a turist olarak gelenlerin ve dolayısıyla turizm gelirlerini daha da artmasına neden olacaktır

·         Parkla ilgili bir mastır planına ve bu plana uygun imar planlarına acilen ihtiyaç vardır. Tabiat parkı bir bütün olarak parçalanmadan korunmalı. Şu an yapılanlar, Ayvalık halkının yanı başındaki bu zenginliğin yok olacağı düşüncesini çağrıştırıyor.

·         2004 yılında tamamlanan Ayvalık adaları Tabiat Parkı 1/25.000 ölçekli uzun devreli gelişme planı 'plan kararları’ da gerçekleştirdiğim proje sonuçlarıyla uyumludur. Geçen süre zarfında hiçbir çalışma gerçekleştirilmeden ve bölgede mülkiyet el değiştirildikten sonra bu gün yeni revizyon planı yapılması manidardır.

·         Bize miras kalan, çocuklarımızdan ödünç aldığımız bu Parkı korumak en azından gelecek nesillere bu haliyle aktarmak gerekir.

·         Son olarak 20 Nisan 2007 tarihinde İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde konuyla ilgili konferans sonrasında Tabiat Parkı'nda yapısını değiştirilmesi konusunda baskıların arttığını gözlemlemiştim. Bu gün ise yaptığımız gezintide iş makineleriyle patikaların tahrip edilmesine tanıklık ettik. Ay ışığı manastırına ise yaklaşamadık. Tabiat Parkı gerçekten cennetten bir köşe niteliğinde. Ancak bu dünyada cennetten bir yer almak isteyen o kadar çok nüfuzlu kişi var ki...  Parka sahip çıkması gereken bölge yöneticilerine, öğretmenlere, gençlere, gerçek doğaseverlere ve doğa koruyucularına, bölge insanına nasıl bir doğal servete sahip olduklarını anlatma ve benimsetme konusunda sizlere çok iş düşüyor gibi, ne dersiniz?

 

 Doç. Dr Abdullah Soykan ise söze başlarken “2009 Revizyon Planına Neden İhtiyaç Duyuldu?” diye sordu.

 

Doç. Dr Abdullah Soykan, Ayvalık adalarında, tabiat parkı kararının 1995 yılında alınış tarihçesini anlatarak bu kararın alınmasında yerel halkın ve yöneticilerin bilgilendirilmediğine değindi. Tabiat parkının yöre insanı ile birlikte kullanarak- korunmasının önemine dikkat çekti.

2005 yılı plan hükümlerine uygun, kontrol noktaları, ziyaretçi giriş kapıları, patika yollar, manzara seyir terasları, gibi hiçbir çalışma yapılmadığını alan kılavuzu ve koruma elemanı görevlendirilmediğini, Ayvalık belediyesince 2005 yılında yapılan itirazların reddedildiğini bölge halkının ihtiyaçlarına yönelik bir çalışma yürütülmediğini söyleyerek denenmemiş bir planın neden ve ne için değiştirildiğini sorguladı. 2005 yılından sonra birçok yerin el değiştirilmesi sonucu yeni mülk sahiplerine göre bir plan revizyonuna gidilmiş olduğu görüşünü dile getirdi.

Bu plan değişikliğinde önemli bir unsurun da eski planda olmayan bu gün karşımıza çıkan, 3 bakanlığın izniyle hazine arazilerinin satışına imkan tanınması olduğunu söyledi. Bu da yeni mülk sahiplerine ilave alanlar açılması demekti. Ormanlık Hazineye ait ormanlık bölgelerin, mutlak koruma alanından sınırlı koruma alanına çevrilmesinin ardındaki mantık da buydu.

 

Ayvalık Adaları Tabiat Parkı Platformu, tabiat parkına sahip çıkmak üzere yaptığı eylemleri 23 Mayıs Pazar günü de Cunda Adası Pateriça’da “Tabiat Parkı Gezisi” ile devam ettirdi.

 



31.05.2010







Copyright © Ege Çevre ve Kültür Platformu