egeçep logo
YAŞAMI SAVUNMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ!

Son günlerde, yaşamı savunanlara yönelik saldırılar hız kazanmış görünüyor. Antalya’da, taş ocaklarına karşı mücadele veren Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu çiftinin öldürülmesinden sonra, yine Antalya’da, Alakır Nehrini Koruma mücadelesi veren Birhan Erkutlu ve Tuğba Günal çiftinin yaşam alanlarına yönelik silahlı tacizin rastlantı olmadığına inanıyoruz.

 

Tuğba ve Birhan çiftinin su aldıkları kaynağın HES şirketi tarafından kesilmesi ise baskının bir başka boyutudur. En temel insan hakkı olan suyu keserek, suyu korumaya çalışan, "Alakır Özgür Aksın" mücadelesi veren bu çifti yıldırmak, yaşam alanlarından uzaklaştırmak istiyorlar.

 

Büyüknohutçu çiftini öldürdüğü savıyla hapishanede bulunan Ali Yamuç’un "daha güvenli olur" diye götürüldüğü başka bir cezaevinde kuşkulu bir şekilde ölü bulunması, “acaba susturulmak mı istendi?” şüphesini güçlendirmektedir. İntihar eden katil zanlısının ölmeden önce cinayetleri mermer şirketi sahiplerinin azmettirmesi ile işlediğine yönelik itirafları ve mektupları doğayı talan eden bu şirketleri olağan şüpheli konumuna sokmaktadır.

 

Bu fiili saldırıların dışında, ekolojistlere yönelik yıldırma çalışmaları da hız kazanmaktadır. Ege'de, Karadeniz'de, Akdeniz'de ve ülkenin dört bir yanında ekoloji mücadelesi verenlere yönelik şirketlerin ve devlet kurumlarının baskıları devam ediyor. Açılan davalar, tehditler, gözaltılar, fiili saldırılar yaşam mücadelesini önlemeye ve ülkenin dört bir yanını talan etmek isteyen şirketlerin önünü açmaya yöneliktir.

 

Akarsularımızı, dağlarımızı, ovalarımızı, meralarımızı, yerleşim alanlarımızı bütün yaşam alanlarımızı yağmalıyorlar. Tek dertleri kar etmek olan kapitalistler, sözde "temiz enerji" diye RES, GES, JES uygulamalarıyla temiz doğamızı da kirlettiler. On binlerce insanın ölüm riskine karşın nükleer enerjiyi dayatıyorlar. Yeraltı zenginliğimiz safsatasıyla, altın madenlerinin çıkarılması uğruna, milyonlarca metreküp toprak, kaya kazılıyor, tonda bir iki gram altın alındıktan sonra, içerdiği kanserojen ağır metallerle depolanıyor. Toprağımız, suyumuz, havamız kirleniyor, çevrede yaşayanlar ise sağlık sorunlarıyla boğuşuyor. Kazanan ise sadece bir avuç altın madencisi!..

Giderek yaşanmaz hale gelen doğamızı korumak adına kim mücadeleye katılsa, aynı tür baskı ve suçlamalarla karşılaşmaktadır.

 

Bu saldırıları, iftira ve yalan dolu karalama kampanyalarını yürütenler, bilinçli hiçbir yaşam savunucusunu mücadelesinden vazgeçiremeyeceklerini bilmelidirler.

 

Yaşam alanlarını koruma mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Gelecek kuşaklara yaşanılası bir dünya bırakmaya kararlıyız.


Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) Yürütme Kurulu 

 



16.10.2017







Copyright © Ege Çevre ve Kültür Platformu