EFEMÇUKURU ALTIN MADENİ KAPASİTE ARTIRIMI DAVASININ REDDİ DANIŞTAY TARAFINDAN BOZULDU

1,887 total views, 6 views today

İzmir için yaşamsal bir sorun olan su havzası içindeki Efemçukuru Altın Madeni ile ilgili önemli bir Danıştay kararını İzmirlilerin ve kamuoyunun dikkatine sunmak istiyoruz.

EFEMÇUKURU İzmir kentinin içme suyunun yaklaşık % 40’ını karşılayan Tahtalı Barajı koruma alanı sınırında, yaklaşık 200 bin kişinin içme suyunu karşılamak için planlanan Çamlı Barajı’na su sağlayacak derelerin mutlak koruma alanı içinde yer almaktadır. Efemçukuru’nda 1 Haziran 2011 tarihinden bu yana altın madeni işletiliyor. Efemçukuru Altın Madeni’nin İzmir’in su havzası için büyük bir tehlike yarattığı şimdiye kadar pek çok bilimsel rapor ile belgelendi, bu raporlara dayanarak Mahkemeler kararlar verdi. Mahkemeler karar verdi ama her defasında alışık olmadığımız gerekçelerle bu kararlar Danıştay tarafından bozuldu ve davalar tersine döndü.

Çalışmaya devam eden işletme; İzmir’in damında büyük tehlike yaratırken, bu yetmiyormuş gibi üstüne kapasite artırımına gidildi, 10 yıllık süre içinde 250 metre derinliğe kadar inerek 2,5 milyon ton cevher işlemek planlanırken, işletme süresini 17 yıla çıkaran, 500 metre derinliğe kadar inen, toplam 8,5 ton cevher işletmeyi öngören yeni bir proje hazırlandı. Kapasite artırımına ilişkin bu proje ile maden işletmesinde mevcut koşullarda oluşacak “2,2 milyon ton kuru atık 7,6 milyon tona çıkacak ve 14,57 hektar alana depolanacak, 600 bin ton olan pasa 3,2 milyon tona çıkacak ve 13,76 hektar alana depolanacak”

Kapasite artırımına ilişkin projeye Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 31 Aralık 2012 tarihinde ÇED olumlu kararı verildi. Bu işleme karşı EGEÇEP , TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, İzmir Tabip Odası, Ahmet Karaçam ve Arif Ali Cangı birlikte dava açtı, yargılamada mahallinde keşif yapıldı, keşif sırasında bilirkişiler tarafından pasadan, flotasyon atığından, yan kayaç ve ekonomik olmayan kayaçlardan, gözlem kuyularından örnekler alındı. Hakim ve davanın taraflarının gözü önünden alınan bu örnekler İzmir Yüksel Teknoloji Enstitüsü laboratuvarında analiz edildi. Analiz sonucunda “arsenik (As), kadmiyum (Cd), bakır (Cu), kurşun(Pb), mangan(Mn), nikel (Ni), selenyum(Se), kükürt (S), çinko(Zn) elementlerinin dünya kabuk ortalaması (DKO) seviyelerini aştığı”nı tespit eden 107 sayfalık bir bilirkişi raporu hazırlandı. Düzenlenen bilirkişi heyeti raporu sonunda İzmir 1.İdare Mahkemesi’nin 16.04.2015 tarih ve 2013/801 Esas, 2015/577 Karar sayılı kararı ile kapasite artırımı ÇED olumlu belgesinin İPTALİNE karar verildi.
Bu karar, analizlerin yapıldığı İzmir İleri teknoloji Enstitüsü Laboratuvarının akredite olmadığı ve bilirkişilerin İzmir üniversitelerinden olduğu gerekçesiyle Danıştay tarafından bozuldu. Danıştayın bozma kararı doğrultusunda 01.06.2017 tarihinde maden işletmesi sahasına keşfe gidildi. Keşfin başlangıcında, Mahkemenin bilirkişilere açıklayıcı bildirim yapmaması ve bilirkişilerin hazırlıksız gelmelerinden dolayı pasadan, kuru atıklardan, yüzeysel ve yeraltı sularından örnekler alınıp tahlil yapılmasının mümkün olamayacağı belirtildi. Davacılar tarafından bu eksikliğin giderilmesi için “bilirkişiler tarafından verilecek ön rapor doğrultusunda, Mahkemenin vereceği yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi kararı alması” talep edildi. Keşif boyunca bu konuda taraflar arasında, bilirkişiler ile davacılar arasında çok yoğun tartışmalar yaşandı, davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve davalı yanında katılan Tüprag firmasının vekilleri örnek alınmasına çok sert karşı çıktılar. Bu şekilde gereken incelemeler yapılmadan analiz için örnek alınmadan keşif tamamlandı. Eksik yapılan keşiften 4 ay sonra bilirkişi raporu geldi. Danıştayın yeterli bulmadığı 107 sayfalık bilirkişi raporuna karşı, sadece ÇED Raporu ve davalı tarafın sunduğu dilekçelere dayanan hiçbir bilimsel inceleme ve değerlendirme içermeyen 7 sayfalık bir belge rapor olarak sunuldu. Yapılan itirazlara rağmen İzmir 1.İdare Mahkemesi’nin 25.10.2017 tarihli kararı ile davanın reddine karar verildi. Bu kararı temyiz ettik.

Temyiz incelemesi yapan Danıştay 14.Dairesi bu kez bizim lehimize bozma kararı verdi. Bozma kararında özetle; “Raporun, sadece mevcuttaki işletme faaliyetlerinin değerlendirilmesi suretiyle oluşturulduğu; raporda, dava konusu proje kapsamında öngörülen kapasite artışının çevresel etkilerine ayrıca yer verilmediği gibi; temyiz dilekçesinde de belirtildiği üzere, keşif esnasında davacılar tarafından pasadan, kuru atıklardan, yüzeysel ve yeraltı sularından örnekler alınıp tahlil yapılması istenildiği ve bozma kararından önce hazırlanan bilirkişi raporunda, bu şekilde elde edilen numunelerin analiz raporlarına ilişkin değerlendirmelere de yer verildiği halde; keşif esnasında numune de alınmadan hazırlandığı; bu haliyle raporun, uyuşmazlığın çözümü için yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, bilirkişilerden, dava konusu proje kapsamında, işletme faaliyet alanının ve üretim hacminin artırılmasının planlandığı da göz önünde bulundurulmak ve proje alanından, Yönetmelikte öngörülen usule uygun olarak, şahit numune olarak kullanılmak üzere çoklu olarak su, toprak, kayaç ve pasa örneklemelerinin mühürlenerek alınıp, akredite laboratuvarlarca incelenmesi sonucunda elde edilecek analiz raporları da değerlendirilmek suretiyle ek rapor alınarak, uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir” denilmektedir.

Geldiğimiz süreçte; yeniden mahallinde keşif yapılacak, maden sahasından sudan, topraktan, kayaçtan ve pasadan örnekler alınacak ve analiz yapılarak yeniden bilirkişi raporu düzenlenecek. Aynı bilirkişilerden ek rapor alınacak olması bizim açımızdan bir güvensizlik oluşturmaktadır, İtirazlarımızı yargılama aşamasında Mahkemeye sunacağız.

Danıştayın bu kararı ile İzmir’in yaşamsal bir sorunu olan altın madeni işletmesinin kapatılmasına ilişkin mücadelede yeniden bir yol açılmıştır. Bunun için davaya tüm İzmirlilerin sahip çıkması gerekmektedir. İzmir’e sahip çıkmak, İzmir’in suyuna sahip çıkmak, su havzalarını korumaktır. Geri dönüşü olmayacak zararların önlenmesi için Efemçukuru Altın Madeni derhal kapatılmalıdır, konunun takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz.

EGEÇEP
İZMİR TABİP ODASI
TMMOB ÇEVRE MÜDENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ
AHMET KARAÇAM
ARİF ALİ CANGI

İzmir – 16.08.2018