GÜLDER Destek Pikniğine Çağırıyor!

357 total views, 3 views today

Güzelbahçeliler, yapılmaya çalışılan, tarım üretimine darbe vuracak, hava ve gürültü kirliliğine neden olacak ralli pistine karşı çoluk – çocuk gece – gündüz demeden nöbet tutarak direniyor. Onları bu zor günlerinde yalnız bırakmamak, kahvaltımızı birlikte yapmak için destek olmaya gidiyoruz. Tüm yaşam savunucularını ve yurttaşlarımızı bekliyoruz.

Konum: https://www.google.com/maps?q=38.3402299,26.8551715&z=17&hl=tr

9 Eylül Pazar Saat 11
Yelki Mah. Özbilim Sitesi Girişi
Güzelbahçe / İZMİR

 

Gülder’in konu hakkındaki açıklaması:

İzmir Güzelbahçe ilçesi Yelki Mahallesi yıllardır doğası, sakinliği ve temiz havasıyla bilinen bir yerleşim yeridir.
Ama maalesef bu bölgeye 52.000 metrekarelik bir yarış pistinin yapılacağını üzülerek öğrendik. İzmir Güzelbahçe İlçesi, 1379, 1380, 1381,1383, 1384, 1385, 1386 no’lu parselleri kapsayan söz konusu alan; 1/100.000 ölçekli İzmir Manisa çevre düzeni planı ve 1/25.000 ölçekli İzmir Kent Bütünü Nazım İmar Planında tarım alanında kalmaktadır.  Bu alanın 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı bulunmamaktadır. 52.000 metrekare alanı kapsayan bu kadar büyük bir yatırımın 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda tanımlanması ve üst ölçekli planlarla uyumunun irdelenmesi gerekmektedir.

Pisti oluşturmak için İzmir Karting Klübü, Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürlüğü 1 Nolu Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’nun 25 Aralık 2017 Tarih ve 182 sayılı kararına göre izin aldığını öne sürerek Güzelbahçe Belediyesi’ne hiçbir başvurusu olmaksızın pistin yapımına fiilen başlamış durumdadır. Oysa söz konusu yazının sonunda “ klübün talebinin Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nün uygun görüşü alınması şartıyla karar eki vaziyet planında belirtildiği şekliyle yapılmasının uygun (OLUMLU) olduğuna, ayrıca 1386 nolu parselde bulunan tek katlı yapının yasal durumuna ilişkin bilgi ve belgelerin ilgili Belediyesi tarafından Komisyonumuza iletilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.”  demektedir.

İzmir Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ise 16 Ocak 2018 tarihli yazısında “ söz konusu alandaki 4 parselin kuru marjinal tarım arazisi özelliğinde olduğundan tarım dışı amaçla kullanılmasını uygun gördüğünü ancak, diğer 3 parseli (1379,1380 ve 1383) zeytinlik arazisi olarak değerlendirdiğini ve 4086 sayılı Kanunla değişik 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunun 20. Maddesine göre altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşmanın zeytinlik alanın  % 10 unu geçmemesi koşuluyla imar planı yapılması uygun görülmüştür” demektedir.

Ortada imar planı yapılmasıyla ilgili hiçbir çaba yokken İzmir Karting Klübünün bu metinlerden iznin alındığı sonucunu çıkarması ve ne halkı, ne yerel yönetimi yok sayması tam da ülkenin bugün yaşadığı, yerel yönetimleri devreden çıkaran ve tüm yetkileri merkezi hükümete hatta onun da üstünde tek adama devreden anlayışın doğal sonuçlarıdır.

Bu bölge doğal yaşam alanı olduğu gibi,  başta tarihi zeytin ağaçları olmak üzere çeşitli tarım ürünlerinin yetiştirildiği, çiçek seralarının bulunduğu bir bölgedir. Ayrıca civarda çok yoğun hayvancılık yapılmaktadır. Bu kadar doğal bir ortama yapılan Go-Kart, drift ve diğer motor sporları yarış pisti,  doğanın tüm dengesini bozacaktır.

Pistin yaratacağı hava ve gürültü kirliliği bitkisel ürünlerde kirlilik yanında hayvanlarda korku ve strese sebep olması nedeniyle kalite ve verim düşmesine sebep olacaktır. Daha da önemlisi ekosistem çökecektir. Bu nedenle civardaki işletmeler de bundan önemli ölçüde zarar görecektir.

Bunlarla birlikte yakın çevrede fazla sayıda resmi ve özel okul ile huzurevleri bulunmaktadır. Bu bölge için pist projesi uygulamaya geçerse çıkan motor gürültüsünden ve egzoz kirliliğinden bu bölgede yaşayanlar kadar çevredeki  huzurevleri, yerleşim alanları ve çok sayıda okuldaki öğrencilerin bundan olumsuz etkileneceği açıktır.

Profesyonel bir Go-Kart aracı 90-110 dB ses yapabilir ve hızlandıkça sesleri artar. Bu araçların sadece ses düzeyi değil, yankı ve titreşim şiddetleri de çok yüksektir. Bu kadar doğal bir vadinin ortasında böyle bir pistin etrafına yapılabilecek ses bariyerleri, uluslararası istatistiklere göre sesi en fazla 11 dB kadar azaltabilmektedir. İnsan sağlığı için 60 dB üzerinde devamlı ses zararlı sayılıyorken,  80 dB ve üzeri sürekli sesin işitme kaybına yol açtığı bilinmektedir.  Avrupa Birliği Çevre Mevzuatı gereğince gürültü ölçümleri sonucu Türkiye’de mühürlenmiş olan benzer Go-Kart ve Ralli yarış alanları bulunmaktadır.

Acaba böyle bir inşaat için ÇED raporu var mıdır? Bu tesise ön onay vermiş olan yetkililer gelip burayı bir kez olsun kendi gözleriyle görmüşler midir?  Doğa katliamı yapmak yerine farklı, doğa ve yerleşimlerden uzak bir mekân seçilemez mi?

Bölgeye kuş uçuşu 1,5 kilometre uzaktan geçen Çeşme otobanının yanında hazır Go-Kart tesisi bulunurken yerleşim alanlarının hemen yanında, doğa ve tarım alanları ortasında İzmir Karting Kulübü tarafından başlatıldığı öğrenilen bu doğa katili projeyi Ekim 2018’de hayata geçmeden önce durdurmak şarttır. Güzelbahçe halkının ve bölgedeki sivil toplum örgütlerinin binlerce imza ile verdiği destek ve Güzelbahçe Belediyesinin de Go Kart pistinin yapılmaması yönünde attığı tüm girişimlere rağmen 8 Eylül 2018’den itibaren arazinin asfaltlanacağı girişimcisi tarafından beyan edilmektedir.

Bölgede huzurun bozularak oluşturulacak mağduriyetin giderilmesi için asfalt dökülerek tarım arazisine zarar verilmesini önlemek ve alandaki zeytin ağaçlarının sürekli izlenerek azalma olup olmadığının tespiti önem taşımaktadır.

Güzelbahçe son yıllarda sakinliği, yeşil dokusu ve kısıtlı da olsa denize girilebilen sahili ile yükselen bir değer. Bu nedenle oldukça yoğun göç almaya başlayan ve çok katlı yapılaşmanın hızla artması ile yeşil alanların betonlaşmasıyla kaşı karşıya. Geçtiğimiz yıllarda gene Yelki mahallesine belediye mezbahası kurulması, İzmir Balık halinin Güzelbahçe’ye taşınması gibi sorunlarla boğuştu. Bölgedeki en köklü dernek olan GÜLDER’in açtığı dava ve vatandaş desteğiyle belediye mezbahasının açılması önlendi. Balık Hali konusu ise şu anda uykuda görünmekle birlikte, Ulaştırma Bakanlığı insiyatifiyle yapılan 45.000 metrekarelik dolgu alanında ne yapılacağına henüz karar verilemedi. Güzelbahçe’nin hemen üstündeki dağlarda bulunan Efemçukuru altın madeninin yarattığı ve yer altı suları için çok tehlikeli olan ağır metal kirliliği ise sadece Güzelbahçe’nin değil tüm İzmir’in temiz su sorunu haline geldi. EGEÇEP ve GÜLDER’in açtığı davalara rağmen altın madeni 2011 yılından bu yana çalışıyor. Madenin son kapasite arttırımına karşı açılan davalarda madenin yarattığı kirlilik bilimsel olarak kanıtlanmış olmasına rağmen halen faaliyet ve kapasite arttırımı için şirketin çabası sürüyor. Maden, İzmir’in su deposu Tahtalı Barajının koruma alanında olması yanı sıra Güzelbahçe’den başlayan Urla, Seferihisar, Karaburun ve Çeşme’nin bulunduğu yarımadanın yaşadığı su kıtlığı için çok önemli olan Çamlı Barajı’nın yapılmaması için bir gerekçe oluşturuyor.

Güzelbahçe’de henüz çok dile gelmeyen bir gündem de İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 26 hektarlık alanda kurulması planlanan mezarlık. Yeşil alanın ortasında nispeten ağaçsız bir alanda planlanmasına rağmen, Kaynaklar ve Doğançay mezarlıklarında olduğu gibi çevredeki yeşil dokuyu kemire kemire büyüme olasılığı çok yüksek. Güzelbahçe’nin özellikle tatil günlerinde sahil yolunda belirginleşen trafik sorununa bir de bunu eklemek hiç akıl karı değil.

Aslında çözüm belli. Ranta teslim olmadan, doğayla uyumlu bir çevrede yaşamak için, karar alma süreçlerini halkla birlikte, halkı bilgilendirerek yapmak.

M.Tuğrul ŞAHBAZ
GÜLDER Yönetim Kurulu Başkanı