Çineli köylülerin mücadelesi yasayı çıkarttı

450 total views, 3 views today

Çevre kanunu, kendi köylerinde işgalci durumda görünen Çinelilerin yüzünü güldürdü. Köylünün ısrarlı mücadelesi yasa çıkarttırdı.

Özer AKDEMİR
İzmir

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayınlanan “Çevre kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun” birçok yönü ile eleştirilirken Çineli tapu mağduru köylülerin ise yüzünü güldürdü. Kanuna konulan geçici madde yıllardır kendi köylerinde işgalci durumda görünen köylülerin sorununu çözdü.

KENDİ KÖYÜNDE İŞGALCİ OLDULAR
Aydın’ın Çine ilçesine bağlı Karakollar, Kahraman, Evciler, Çaltı, Yağcılar, Kuruköy, Yolboyu köylerindeki arazilerin 1952 yılında mera olarak tespiti yapılmış ve tapuya da mera ya da harman yeri olarak kaydedilmişti. 1988-1991 yıllarında 2981 Sayılı Yasa uygulanarak bu alanlar parsellenmiş ve il özel idaresi adına tescili yapılmıştı. Ancak 2009 yılının sonlarında Hazine, tapu iptal davası açarak meraların 2981 Sayılı Yasa kapsamına girmediğini, bu nedenle yapılan satışların yolsuz tescil olduğunu, yasanın bu köylere yanlışlıkla uygulandığını iddia etmişti. Yaklaşık 800 ailenin tapuları arazilerin mera olarak görünmesi nedeniyle Çine Asliye Hukuk Mahkemesi’nce iptal edilmişti. Bilirkişilerin tapuların bulunduğu alanların mera vasfının olmadığını, meraya dönüştürülmelerinin de mümkün olmadığını belirtmesine rağmen alınan bu kararı Yargıtay da onaylayınca yaklaşık 4 bin köylü yarım asırdır kullandıkları arazilerinde bir anda “işgalci” konumuna düşmüştü.
Yıllardır bu yanlışlığın düzeltilmesi için mücadele eden köylüler, her yasa değişikliği sırasında bu durumu düzenleyecek bir değişiklik beklentisini milletvekillerine iletirken, değişiklik talepleri AKP hükümetleri döneminde “emsal teşkil eder” endişesi ile şimdiye kadar yerine getirilmemişti.

GEÇİCİ MADDE İLE KÖYLÜLERİN BÜTÜN HAKLARI VERİLDİ
Yerel seçimlere çok az bir süre kala çıkarılan “Çevre kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun” da Çineli köylülerin bu sorunlarına nihayet bir çözüm üretildi. Bugün Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren kanunun 19. maddesi ile1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanununa eklenen geçici 4. maddede yıllardan beri bu köylerin arazilerinde bulunan yapılar nedeniyle buraların mera, yaylak, kışlak olarak kullanımının mümkün olmadığı dile getirildi. Maddede şöyle denildi; “mera komisyonu tarafından tespit edilecek taşınmazlardan belediye, il özel idaresi veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanlar ile il özel idaresince İmar Kanununu hükümlerine göre hak sahiplerine tahsis edilen veya aynı Kanuna ve diğer mevzuata göre satılan taşınmazların tescilleri ot bedeli dahil herhangi bir bedel talep edilmeksizin aynen devam eder”. Bu taşınmazlar hakkında Hazinece dava açılmayacağının belirtildiği kanunda, “açılmış olan davalardan vazgeçilir” denildi. Maddede, “Hazinece bu taşınmazlar hakkında belediye, il özel idaresi, hak sahibi olanlar veya kamu kurum ve kuruluşları aleyhine açılan davalar sonucunda Hazine adına tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak sınıflandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen, kesinleşen ve henüz tapuda işlemleri yapılmamış olan taşınmazlar hakkında da aynı hüküm uygulanır. Kararları infaz edilenler ise önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına bedelsiz olarak devredilir.” ifadelerine yer verildi.

‘KENDİ YASALARINI YAPTIRDILAR’
Köylülerin avukatlığını yapan Aydın Barosu avukatlarından Hicran Danışman, “Tapu kaydında mera yazıyor diye yerleşim alanlarındaki gayrimenkullere idare tarafından el konulması akıllara zarar bir uygulamaydı. Hukuki yollar tıkanmıştı ve yasa değişikliği gerekiyordu. Bu noktada köylüler hakları için mücadele ettiler, bu mücadeleleri verilen sözlerle kesintiye uğratılsa da bir kere seslerini duyurdular ve taleplerinden asla vazgeçmediler. Anayasal haklarını kullanarak haklarını sonuna kadar talep ettiler ve kendi yasalarını yaptırdılar” ifadelerini kullandı.