EKOLOJİ BİRLİĞİ PLASTİK ALIŞVERİŞ TORBALARININ ÜCRETLİ YAPILMASINA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI YAPTI

747 total views, 3 views today

PLASTİK TORBANIN ARTIK PARAYLA SATILMASI TEK BAŞINA YETERLİ Mİ? KİME, NE YARAR SAĞLIYOR?
Plastik atıklar, günümüzün en büyük çevre sorunu haline geldi. Buna çözüm bulma arayışında olan ülkeler, plastik atıkların azaltılmasına yönelik ciddi uygulamalar geliştiriyor. Çevreyi korumaya yönelik yasalar çıkartarak, atıkların azaltılması,  plastik poşetlerin halka parayla satılması, plastik su şişelerinin ve meşrubat şişelerinin geri toplanması, ambalajlarda daha az plastik kullanmaya zorlayan yeni standartlar belirlenmesi ve en önemlisi atıkların, plastiklerin geri kazanımı için zorlayıcı uygulamalar ülkelerin geliştirdiği önlemlerin başında yer alıyor.
Türkiye’de 2019 yılı ile birlikte yürürlüğe giren kanun değişikliği ile poşetlerin ücretli olarak satılacağı açıklandı. Gönül isterdi ki bu kanun değişikliği, plastiklerin çevresel etkilerini azaltmak için yapılan kapsamlı bir çalışmanın ürünü olsun. Ancak böyle olmadı. AKP Hükümetlerinin alışık olduğu biçimde farklı konu ve içeriklerde kanun değişikliklerinin bir arada yapıldığı, torba kanun değişikliği ile ücretli poşetler yaşamımıza girdi.
Büyük bir çevre kirliliği yaşanan ülkemizde  AKP Hükümeti, çevre kirliliğini oluşturan en büyük sorun olarak poşetleri mi görmüştü? Tabi ki öyle değildi. 10 Aralık 2018 günü yürürlüğe giren Çevre Kanunu ve diğer bazı kanunlarda değişikliği öngören 7153 sayılı Kanunun, poşetlerden devlete para kazandıracak biçimde tasarlandığı anlaşılıyor. “Geri kazanım katılım payı” olarak adlandırılarak devlete yaratılan gelirin, devletin kasasında nasıl harcanacağı belirlenmedi. Bu ek gelirin, geri kazanım amacı dışında, devletin açıklarını kapatmak için harcanacağını ortaya koyuyor.
Poşetleri ücretlendirerek çevreci bir uygulama gibi gösterilen Kanun Değişikliği’nde yer alan bazı maddeler, çevreye geri dönüşsüz zararlar verecek türden. İşte bunlardan bir kaç örnek;
1- Denizlerimiz yenilenebilir enerji alanı haline getirildi.
2- Kirletme bedeli, emisyon ücreti gibi adlar altında devlete yeni para kaynakları yaratıldı.
3- Amacından saptırılan Kyoto Protokolü hükümlerinden biri olan “karbon ticareti” kavramı ile üretimde yoğun karbondioksit çıkaran sanayici, sözde temiz enerji üreten sermayedar arasında gerçekte çevrenin korunmasına hiç bir katkısı olmayacak bir ticareti başlatacak mekanizmaların yaratılması için “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yetki verildi. 
Söz konusu kanun, gerekli ön çalışma ve düzenlemeler yapılmadığı için birçok eksiklik barındırıyor.
Kanun değişikliği, şirketleri, vatandaşı atıkların geri dönüşüme zorlayıcı hiç bir hüküm içermiyor. Kanunda yalnızca “sıfır atık yönetim sistemi” kuranların teşvik edileceği yönünde bir madde yer aldı. 
Bu kanun değişikliğinde, geri dönüştürülebilir atıkların evlerde işyerlerinde ayrıştırmaya, iş yerlerinde üretimde daha az kirletici ve daha az atık oluşmaya zorlayıcı her hangi bir madde de bulunmuyor.
Plastik atıkların büyük çoğunluğunu şüphesiz su ve içecek ambalaj atıkları oluşturmaktadır. Naylon poşeti ücretlendiren bu kanun değişikliğinde, şişelerin de dahil olduğu plastik atıklar için depozito uygulaması 2021 yılına kadar ertelendi. Biz Ekoloji Birliği olarak bu girişimi, Türkiye’de son yıllarda hep yapıldığı gibi zamanı geldiğinde bu süreyi daha ileri bir tarihe öteleyerek şirketler için dikensiz gül bahçesi yaratma çabalarının bir adımı olarak değerlendiriyoruz.
Bununla birlikte kanun değişikliği alelacele hazırlandığı için vatandaşın para verip alacağı poşetlerin üzerinde şirket reklamlarının kaldırılması hiç akla getirilmediği anlaşılıyor. 
Böylelikle dağ fare doğurdu diyebiliriz. Biz Türkiye çapında 60 çevre örgütünün ortak sesi Ekoloji Birliği olarak çevre sorunlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekliliğini bir kez daha dile getiriyoruz. 
Havamız, suyumuz, toprağımız kirletilirken, temiz değilken, doğal ve tarım alanlarımız yok edilirken çıkartılan bu kanun değişikliği poşetleri devlete para kazanma aracı olmaktan başka bir amaca hizmet etmeyecektir.  
Yalnızca plastik poşetlerin değil, zorlayıcı önlemler alınarak tüm plastiklerin ve petlerin  kullanımının azaltılması gerektiğine inanıyoruz.
EKOLOJİ BİRLİĞİ