Efemçukuru’nda bilirkişi incelemesi: Atık havuzundan numune alınamadı

657 total views, 3 views today

Efemçukuru’ndaki altın madeninin kapasite artırımına karşı açılan davanın bilirkişi incelemesinde atık su toplama havuzlarından numune alınamadı.

Efemçukuru'nda bilirkişi incelemesi: Atık havuzundan numune alınamadı

Efemçukuru’ndaki altın madeninin kapasite artırımına karşı açılan davanın bilirkişi incelemesinde atık su toplama havuzlarından ekipman ve donanım eksikliği gerekçesiyle numune alınamadı. İncelemenin yetersiz olduğunu belirten davacı meslek ve çevre örgütleri rapora itirazda bulunacak.

Kanadalı Eldorado Gold Madencilik Firması’nın Türkiye’deki şirketi Tüprag’a ait Efemçukuru Altın Madeni, İzmir’in içme suyu ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayan Tahtalı Barajı uzak mesafe koruma havzasındaki maden aynı zamanda yaklaşık 200 bin kişinin içme suyu ihtiyacını karşılamak için projelendirilen Çamlı Barajı’nın da mutlak koruma alanı içerisinde yer alıyor. Madenin kapasite artırımı davasının Danıştay tarafından reddedilmesi üzerine bir kez daha maden sahasında keşif duruşması yapıldı. Danıştay, numune alınmadan gerçekleşen bilirkişi incelemesi sonrası verilen mahkeme kararını iptal etmişti.

Keşif duruşmasına İzmir 1. İdaresi Mahkeme heyeti ve bilirkişilerin yanı sıra davacı İzmir Tabip Odası’nın avukatı Mithat Kara, EGEÇEP’in avukatı Arif Ali Cangı, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Helil İnay Kınay, İZSU’nun avukatı Kaan Karaca ve davalı Tüprag Şirketinin temsilcileri katıldı. EGEÇEP’in ve İzmir Tabip Odası’nın temsilen görevlendirilen üyeler ise araçlarda yer olmadığı gerekçesi hakim tarafından keşif duruşmasına alınmadı.  Keşif duruşması sırasında çok sayıda yaşam savunucusu da maden girişinde saatlerce bekledi.

NUMUNE ALINAMAMASININ GEREKÇESİ EKİPMAN EKSİKLİĞİ

Maden sahasında incelemelerde çeşitli noktalardan su, toprak, kayaç ve pasalardan örnekler alındı. Alınan numuneler akredite laboratuarlarda incelenecek. Keşif sırasında İZSU ve EGEÇEP avukatları ile Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) şube başkanı mevcut kirlilik yükünün öğrenilmesi için atık su toplama havuzu ve doğu havuzundan numune alınmasını talep etti. Ancak talep şirket yetkilileri tarafından gerekli ekipman ve donanım olmadığı gerekçesiyle geri çevrildi. Numune alınamaması keşif tutanağına da geçildi. Kurum temsilcileri ortaya çıkacak raporun eksik olacağını belirterek itiraz edeceklerini  belirtti.

PASA ÖRNEKLERİNE DE İTİRAZ EDİLDİ

İncelemeye yönelik diğer bir itiraz ise pasalardan alınan numunelerle ilgili. Danıştay tarafından bozulan mahkeme kararının bilirkişi incelemesinde herhangi bir numune örneği alınamamıştı. EGEÇEP’in avukatı Arif Ali Cangı tarafından keşif tutanağına geçirilen ifadelerde “28.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda ağır metal kirliliği tespit edilen pasa örneklerinin alınması şirket tarafından engellenmiştir. Dolayısıyla pasa örneği olarak alınan numune uyuşmazlığı çözecek nitelikte değildir. Bu nedenle kabul etmiyoruz. Asıl pasaların nerede olduğu bilgisi verilmediği için keşif bu yönüyle eksik yapılmıştır. Bu şekilde Danıştay’ın bozma kararı yerine getirilememiştir” denildi. Yine ÇMO İzmir Şube Başkanı Helil İnay Kınay da aynı konuda itirazlarını keşif tutanağına geçirdi. Çıkacak laboratuar sonuçları ve hazırlanacak bilirkişi raporu davanın seyrini belirleyecek.

Fotoğraf: Evrensel

FAALİYETE GEÇER GEÇMEZ KAPASİTE ARTIRIMI İSTENDİ

2005 yılında ÇED olumlu kararı alarak inşaat çalışmalarına başlanılan Efemçukuru Altın Madeni, 2011 yılında işletmeye geçti. Şirket 2012 yılında bu kez kapasite artırımı için ÇED olumlu kararı aldırttı. 10 yıllık maden işletme süreci 17 yıla çıkarılırken 2.5 milyon tonluk cevher işletme planı ise 8.5 milyon tona çıkarıldı. Kapasite artırımına karşı EGEÇEP, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, İzmir Tabip Odası, Ahmet Karaçam ve Arif Ali Cangı dava açtı. Açılan davada, mahkeme tarafından atanan bilirkişilerce yerinde incelemeler yapıldı. Bilirkişiler pasadan, flotasyon atığından, yan kayaç ile ekonomik olmayan kayaçlardan ve gözlem kuyularından örnekler aldı. Hakim ve davanın taraflarının da katıldığı keşifte alınan örnekler, İzmir Yüksel Teknoloji Enstitüsü laboratuvarında analiz edildi. Analiz sonucunda arsenik, kadmiyum, bakır, kurşun, mangan, nikel, selenyum, kükürt, çinko elementlerinin dünya kabuk ortalaması (DKO) seviyelerini aştığı tespit edildi. Düzenlenen raporun ardından İzmir 1’inci İdare Mahkemesi, 16 Nisan 2015 tarihinde ‘ÇED olumlu’ belgesinin iptaline hükmetti.

“NUMUNE ALMADAN RAPOR HAZIRLANDI”

Bu karar, analizlerin yapıldığı İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün laboratuvarının akredite olmadığı ve bilirkişilerin İzmir üniversitelerinden olduğu gerekçesiyle Danıştay tarafından bozuldu. Danıştayın bozma kararının ardından 1 Haziran 2017’de bir kez daha maden işletmesi sahasında keşif yapıldı. İncelemenin ardından hazırlanan 7 sayfalık bilirkişi raporunda, “Dava konusu ÇED raporu, ilgili yönetmeliğe uygun içerik ile hazırlanmış olup, cevher zenginleştirme prosesinin uygulanışında, işletme sahasındaki suların arıtılarak yeniden kazanılması konusunda, yeraltı suyu akım modelini içeren hidrojeolojik değerlendirmeler ve çevresel izleme programında mevzuat ve uygulama açısından eksiklik gözlenmemiştir” denildi. Bilirkişi raporunun ardından mahkeme, bu kez ÇED iptal davasının reddine hükmetti. Davacılar da bunun üzerine temyiz başvurusunda bulundu. Danıştay 14’üncü Dairesi yerel mahkemenin kararını bozdu.  www.evrensel.net