MAHKEME KARARLARINA RAĞMEN KORUNAN ALANLARI İMARA AÇMA ISRARINDAN VAZGEÇİLMİYOR

1,702 total views, 3 views today

                                                   EGEÇEP EGE ÇEVRE VE KÜLTÜR PLATFORMU

29.05.2020

Değerli Basın Emekçileri, Değerli Halkımız,

EGEÇEP olarak, Türkiye Barolar Birliği ile birlikte, 99 sayılı “Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararı”nın bazı maddeleri ile ilgili dava açmıştık. Davamıza konu 99 sayılı ilke kararı ile ülkemizin milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı, tabiatı koruma alanı, sulak alan, tabiat varlığı, doğal sit alanı ve özel çevre koruma bölgeleri iktidarın rant ve talanına açılmak amaçlanmıştır. Açtığımız dava karara bağlandı. Kararın, kamuoyu tarafından da bilinmesi ve anlaşılması amacıyla, bu basın açıklamamızı yapma gereği duyduk. 

Davayı EGEÇEP adına yürüten gönüllü avukatımız Av.Erol Çiçek tarafından verilen bilgiye göre, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanarak, yürürlüğe konan 05.01.2017-99 sayılı, Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararının birçok hükmü;  açtığımız dava ile Danıştay tarafından (13.11.2019) iptal edildi. Daha önce de 04.10.2017 tarihinde aynı maddelerin yürütmesi durdurulmuştu. 

Bunun üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 16.10.2019-109 sayılı, Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararını yürürlüğe koydu. Bu ilke kararının iptaline için dava açılması hazırlıkları devam ederken 109 sayılı ilke kararının dayanağı olan Korunan Alanların Tespit, Tescil Ve Onayına İlişkin Usul Ve Esaslara Dair Yönetmelikte 16.03.2020 tarihinde değişiklik yaparak, normlar hiyerarşisinde yönetmelikten sonra gelen 109 sayılı, ilke kararıyla getirilen hükümlerin iptalini önlemek için bu hükümleri yönetmeliğe aktardı. Hukuka uygun olarak, önce dayanak yönetmelikte değişiklik yapıp; sonra ilke kararı alınması gerekirken bunun tam tersi bir uygulama yapıldı. Bu olgu bile tek başına iktidarın hukuk anlayışının “biz yaptık oldu” dan ibaret olduğunu göstermektedir.

Bir başka hukuk tanımazlık ise, 109 sayılı, ilke kararı alınırken 99  sayılı kararın iptaline ilişkin Danıştay’ın gösterdiği iptal gerekçelerinin dikkate dahi  alınmadan iptal edilen hükümlerin ve/veya benzerlerinin 109 sayılı, ilke kararına konulmasıdır.

109 sayılı, ilke kararı ve yönetmelik değişikliği ile getirilen (ki bu hükümler daha önce iptal edilmişti) hükümlere bakıldığında Merkez Komisyonunun bazı yetkileri Bölge Komisyonlarına devredilmektedir. Bunun dışında iktidarın amacının korunan alanları hayvancılık, tarım, balıkçılık “zorunlu altyapı” kavramıyla ucu açık yapılaşma, entegre tesis, turizm ve  madencilik faaliyetlerine açmak olduğu anlaşılmaktadır.

İktidar daha önce de özellikle ÇED Yönetmeliği ile ilgili davalarda yıllarca, hukuku ve mahkeme kararlarının gerekçelerini görmezden geldi ve bu tutumunu hala sürdürmektedir.Bunun sonucu olarak davacıların emek, zaman kaybına sebep olunmakta, dava masrafları bağlamında mülkiyet hakkı ihlal ederek, dava açılmasını engellemek, davacıları yıldırmak amacı güdülmektedir.

Covit-19 salgınının da gösterdiği gibi, doğa katliamı ve yağması biyoçeşitlilik ve türlerin habitat kaybına sebep olarak insanın da dahil olduğu ekosistemlerin çöküşüne neden olmaktadır. Bu tehtidi ve çöküşü engellemek için herkesin elini taşın altına koyması gereken zamanları yaşıyoruz. Mevcut sistemin bu şekilde sürdürülmesi mümkün olmayıp, doğa kendi, yeni dengesine ulaştığında insan varlığı bu dünyada bile olamayabilir. Covit-19, ekolojik yıkımları sürdüren anlayışa karşı bir uyarıdır ve mesaj anlışılmazsa bunun gibi daha pek çok salgın hastalık başgösterecektir.

Tüm ekosistemleri ve geleceği tehdit eden ekolojik yıkımları aynen sürdürme anlayışına ve bunun sonucu olan hukuka aykırı idari işlemlere karşı mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdürüceğimizin bilinmesini isteriz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

EGEÇEP YÜRÜTME KURULU ADINA

EŞ SÖZCÜLER

Berna BABAOĞLU ULUTAŞ          Ali Osman KARABABA