ÜLKEMİZDE VE KENTİMİZDE EKOLOJİK YIKIMA, TALANA KARŞI MÜCADELE VE DAYANIŞMA ARTARAK DEVAM EDİYOR

1,236 total views, 3 views today

Bugün Birleşmiş Milletler’in 1972’de, 113 ülkenin katılımıyla ortaklaştığı “dünyanın doğal dengesinin korunması için insan ve doğal varlıklara öncelik veren bir anlayışın egemenliği”olarak tanımladığı “Dünya Çevre Günü”.

5 Haziran Dünya Çevre Günü bizler için bir kutlama değil, çevre sorunlarına, ekolojik yıkıma dikkat çektiğimiz ve mücadeleye çağrı yaptığımız, bir farkındalık günüdür.

Ülkemizdeemeğin ve doğanın sömürüsü üzerine kurulmuş olan yönetim politikaları yıllardır değişmiyor. Egemen olan bu yönetim anlayışı ülkemizin ve bölgemizin su kaynaklarını, havasını kirletiliyor, doğal varlıkların, tarım veorman alanlarının, meraların talanına neden oluyor. Ormanlar, ekilebilir tarım arazileri, doğal alanlar giderek kayboluyor. Tarihi zenginliklerimiz tahrip ediliyor, kentsel dönüşüm süreçleriyle kent yoksulları yerlerinden oluyor.

Pandemi döneminde hijyenin önemi kadar, sağlıklı kentlerde, sağlıklı bir çevrede, sağlıklı yaşamın önemini de kavradık. Bu süreçte evlerinde kalmak ya da çalışmak zorunda olanların, işini kaybedenlerintoplumsal ve ekonomik durumlarını iyileştirmek, yaşamlarını kolaylaştırmak için üstlenilmesi gereken asgari roller, düzenlemeler yapılmadı. Tersine, talanları yapanlar, rant için ekolojiyi, gıdayı, doğal varlıkları yok etmeye hazır olanların düzenlerinin geliştirilerek devamı yönünde adımlar atıldı.

Üretimin her ne pahasına olursa olsun sürdürülmesinin, mevcut kâr, sermaye ve talan düzeninin devamını önceleyen, sermayenin karşılaştığı kaybın faturasını fazlasıyla halka yükleyen, emeğin ve doğanın sömürüsü üzerine inşa edilmiş yönetim anlayışının yola tam gaz devam ettiğini gördük.

Tanımladığımız ekolojik sorunlarının, kent ve doğa talanlarının bir çok örneğini İzmir’de de yaşıyoruz.

Kentleşme ve altyapı sorunları olan İzmir’de de ekolojik yıkımla, talanla mücadele ve dayanışmada biz Meslek Odaları, Ekoloji ve Çevre Platformları, dernek ve oluşumlar, Kent Konseyleri ve duyarlı kentliler olarak yan yana durarak direniyor ve itirazlarımızı yükseltiyoruz.

Biz İzmir’in tarihi kent merkezine gökdelen dikmek isteyenlere karşı duruyoruz,

Biz yaşam alanlarımızı yok edip yerine alışveriş merkezikurmak isteyenlere itiraz ediyoruz,

Biz kültür mirasımız, tek parkımız, nefes alanımız Kültürpark’a sahip çıkıyoruz,

Biz kentimizin tarihsel simgesi ve mirası olan Elektrik Fabrikası’nıunutturmuyoruz,

Biz yakınımızdaki hastaneleri kapatıp, şehir dışında hastanekuranları bağışlamıyoruz,

Biz Çeşme’yi, Yarımadayı “turizm”adı altında talan etmeye, yok etmeye niyetlenenlere engel oluyoruz,

Bizrüzgar enerjisi türbinleri ile kuşların, arıların, ormanlardaki yaşamınöldürülmesine göz yummuyoruz,

Biz Aliağa’da kömürlü termik santralistemiyoruz,

Bizaltın madenleriyle kentimizi, bizi, bizden sonrakileri susuz  bırakanlarla mücadele ediyoruz,

Biz tarım alanlarının, ormanların,doğal sit alanlarının kontrolsüz,  plansız RES`lerle, Taş Ocakları ileyok edilmesine izin vermiyoruz,

BizflamingolarınGediz Deltası’ndaki yuvalarında huzur içinde çoğalmasını istiyoruz,

Biz Gaziemir’in ortasına hem de okulun kenarına nükleer atığı gömenlerin peşini bırakmıyoruz,

Bizküresel ısınmaya neden olanları, karbon emisyonunu durdurmaya yanaşmayanları teşhir ediyoruz,

Biz İzmir’in zeytinini, üzümünü, incirini  jeotermal tehdidinden kurtarmaya çalışıyoruz,

Biz denizlerimize, kıyılarımıza, denizdeki canlılara zarar verecek balık çiftliklerini istemiyoruz,

BİZ

YAŞAMI İSTİYORUZ,

GELECEĞİ İSTİYORUZ,

HAYATI İSTİYORUZ.

HAVAMIZA, SUYUMUZA, ORMANIMIZA , TOPRAĞIMIZA, KENTİMİZE  DOKUNMAYIN diyoruz.

KONAK KENT KONSEYİ** 

TMMOB İL KOORDİNASYON KURULU**

İZMİR TABİP ODASI ** İZMİR BAROSU

EGEÇEP ** İZÇEP ** İZMİR YAŞAM ALANLARI

GAZİEMİR ÇEVRE PLATFORMU** URLA ÇEVRE GÖNÜLLÜLERİ

KARŞIYAKA KENT KONSEYİ ÇEVRE GRUBU **

URLA KENT KONSEYİ ÇEVRE KOMİSYONU **

GÜLDER ** YAYA DERNEĞİ