YAŞAM ALANLARIMIZIN YOK EDİLMESİNE KARŞI; YAŞASIN BİRLEŞİK EKOLOJİ MÜCADELEMİZ!

871 total views, 3 views today

Değerli dostlar,

Tüm dünyada 5 Haziran “Dünya Çevre Günü” olarak kutlanır. Ancak Doğanın metalaştırıldığı, ekolojik yıkımların dünyayı üzerinde yaşanılamaz bir gezegen haline getirmeye doğru hızla yol aldığı bir süreçte “çevre günü” kutlaması ne kadar anlamlı?

Bu yüzden 5 Haziran “Dünya Çevre Günü” biz yaşam savunucuları için doğa yıkım ve talanlarını dile getirme, yaşam savunucularını ortak mücadeleye davet etme ve ekolojik bir yaşamı savunma günü haline geldi.

Bu yıl “Ekolojik Yıkımla Mücadele Haftası” na dünyayı kasıp kavuran Kovid-19 pandemisinin etkisi altında girdik. Halkın sokağa çıkamamasını fırsata çeviren iktidar ve şirketler ormanlarımızı, dağlarımızı, derelerimizi, tarım arazilerimizi yok etmekten geri durmadılar.  Ayvalık Tabiat Platformu olarak bileşeni olduğumuz Ekoloji Birliği, korona virüs salgınını fırsata çeviren iktidar ve şirketlerin doğa ve yaşam alanlarına yönelik yıkım ve tahribatlarını ve verilen mücadeleleri raporlamaya devam ediyor. Ortaya çıkan listenin uzunluğu ise tehlikenin büyüklüğünü ortaya koyuyor.

Ayvalığa gelince:

– Tüm adalarıyla, zengin biyoçeşitliliğiyle birlikte bir doğa harikası olan Tabiat Parkımız sürekli bir saldırı altında. Rant uğruna bu güzelliği yok etmek isteyenler, mevzuat değişiklikleri ve yeni revizyon planları ile Tabiat Parkını yapılaşmaya açarak tahrip ve talan etmek istiyorlar.

TABİAT PARKINI TALANA AÇTIRMIYACAĞIZ!!!

– Türközü köyü örneğinde olduğu gibi Jeotermal enerji üretimi için sondaj izinleri verilerek bölgemiz için çok değerli olan zeytinliklerimiz yok edilmek isteniyor.

ZEYTİNLİKLERİMİZE DOKUNDURMAYACAĞIZ!!!

– Bir turizm beldesi olan Ayvalık’ımız arıtmaların çalıştırılmaması ve direk denize deşarj olan kanalizasyon sistemiyle denize girilemez hale getiriliyor. Tüm deniz canlılarını tehdit ettiği yetmezmiş gibi Özellikle de denizden de bulaşabileceği belirltilen Covid-19 virüsü ile sağlığımızı da direk olarak tehdit ediyor.

ARITMA HEMEN ŞİMDİ!!!

– Karaayıt köyündeki maden ocağı ve zenginleştirme tesisi ile Kozak’ta sürekli artan taş ocaklarından kaynaklanan atıklar ve toz yüzünden , fıstık çamı ormanlarımız, zeytinliklerimiz, tarlalarımız ve hayvan otlatma alanlarımız zarar görüyor. Çıkarttıkları gürültüyle çevrelerini tüm canlılar için yaşanılmaz hale getiriyor.

EKOLOJİK YIKIMA YOL AÇAN VAHŞİ MADENCİLİĞE HAYIR!!!

Ayvalığımızın diğer önemli bir sorun kaynağı ise, önünde bulunduğumuz; Nikita deresine karasuyunu akıtan ve saldığı zehirli dumanla havamızı kirleten, bizleri nefes alamaz hale getiren tesis.

TEMİZ HAVA HAKKIMIZ!!!

Doğuş Prina fabrikası bacasından yayılan koku hakkında gerekli önlemlerin alınması için birçok kez Çevre ve Şehircilik Balıkesir İl Müdürlüğüne dilekçe verdik. Her defasında akredite kuruluş tarafından yapılan ölçüm sonuçlarının normal olduğu şeklinde cevaplar aldık.

Israrlarımız sonucu bir defa gece gelip denetim yapıp, koku kaynaklarını tespit ettiklerini ama TÜBİTAK MAM ile ayrıca bir ölçüm yapacaklarını yazdılarsa da halen bu ölçüm gerçekleştirilmiş değil. Akredite kuruluşun verdiği raporlara bizler güvenmiyoruz. Çevre Müdürlüğünün de neden bu işlemi yaptırmadığını anlamamız mümkün değil.

Bunlar yetmezmiş gibi tam bu sırada Nikita deresine saldıkları zeytin karasuyu ile hem dere hem önemli turizm bölgesi olan Sarımsaklı denizi kirlendi. Verilen idari para cezası doğada yaratılan tahribatı gideremez.

Yaşam savunucuları olarak yetkililerin sermaye sahiplerini kollamak yerine ivedilikle denetimleri yapmasını ve Ayvalık halkına karşı sorumluluklarını yerine getirmesini bekliyoruz.

TEMİZ HAVA AYVALIK’IN SERMAYESİDİR!!!

Biz Ayvalık Tabiat Platformu olarak bu ve bunlara benzer onlarca doğa katliamıyla ve çevre kirliliğiyle mücadele etmek için bölgemizi tehdit eden tüm unsurlara karşı davalar açarak, imza kampanyaları düzenleyerek, yetkili makamlara şikayet dilekçeleri vererek, sokak eylemleri ve sosyal medya kampanyaları düzenleyerek yapılan tahribata dur demeye çalışıyoruz.

Sadece bölgemizde değil tüm Türkiye’de ortaya çıkan doğa tahribatlarına karşı da büyük bir duyarlılıkla elimizden gelen desteği veriyoruz. Tüm Ekoloji Birliği bileşenleriyle de Gücümüzü birleştirerek bu talan ve yıkım politikalarına karşı direnip doğayla barışık, insan onuruna yaraşır bir yaşamı hep birlikte kuracağız.

Bu mücadele sırasında öldürülen tüm yaşam savunucularını da bir kez daha minnetle anıp, önlerinde saygıyla eğilirken, bu Korona günlerinde biliyoruz ki;

“DOĞA NE KADAR SAĞLIKLIYSA BİZLER DE O KADAR SAĞLIKLIYIZ”

Birlik-Mücadele-Yaşam.

AYVALIK TABİAT PLATFORMU

05.06.2020