“Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Torba Kanun Teklifi”

711 total views, 6 views today

EGE ÇEVRE VE KÜLTÜR PLATFORMU

Sevgili Halkımız, Değerli Basın Emekçileri,

Gerek ülkemizde gerekse dünyada tekelci şirketlerce gerçekleştirilen doğa katliamlarının, ekolojik yıkımların boyutları giderek artıyor. Kazdağları’nda, Madra’da, Murat Dağı’nda ve daha birçok Anadolu köşesinde altın madencilerinin, Büyük Menderes ve Gediz ovalarında jeotermal şirketlerinin, en verimli tarım topraklarında sanayinin, kuş göç yollarında RES’lerin, hemen her dere üzerine kurulan HES’lerin ve saymakla bitmeyecek diğer doğa katliamlarının ardı arkası kesilmiyor. Yaşam alanlarımıza yapılan bu saldırılar, bu talan yetmezmiş gibi şimdi de bir torba yasa ile deyim yerinde ise bu talancıların “köpeksiz köyde değneksiz gezmeleri”  sağlanmak isteniyor.

Toplumda demokrasi ve hukukun gereklerini insan hakları prensiplerine dayalı olarak yerine getirmek, halkın sağlığı ve mutluluğunu korumak milletvekillerinin esas görevidir. Buna rağmen doğa talanına karşı açıkça ortaya koymuş olduğumuz irademiz AKP’li milletvekilleri tarafından yok sayıldı. 5 Ekim tarihinde doğa talanının önünü vahşilik derecesinde açacak bir torba yasa teklifi AKP’li milletvekilleri tarafından meclis gündemine sunuldu. TBMM’nin ilgili Komisyonu’nda onaylanan ve Meclis Genel Kurulu’nda görüşmeye açılacak olan, “Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Torba Kanun Teklifi” ile ekonomik büyüme adı altında ekolojik yıkım ve talan dayatılıyor. Birçok kanunda değişiklik öngören bu Torba Kanun Teklifi, havayı, suyu, toprağı, ormanları, gıdayı, yaban hayatını, tarım ve yaşam alanlarını sömürerek yok eden bir avuç maden ve enerji şirketine yeni imtiyazlar ve teşvikler sağlıyor. Tüm canlıların yaşam hakkına yönelik saldırıları, şu anki yağma düzenini ve denetimsizliği dahi fersah fersah aşacak bir düzeye getirmeyi hedefliyor.

Bu torba yasa onaylandığı takdirde;

– Asgari ücretlilerden zorunlu gelir vergisi alınırken, yaşam hakkını ihlal eden bir avuç maden ve enerji şirketi çeşitli vergilerden muaf tutulacak…

– Köylülerin arazileri yok pahasına şirketlere devredilecek…

– Maden ve enerji şirketlerinin yatırım bölgelerinde yer alan araziler, tarım alanları “kamu yararı kararı” olmaksızın istimlak edilerek bu şirketlere peşkeş çekilecek… Diğer bir deyişle, maden ve enerji şirketlerinin ruhsat alanı dışında da tesis kurmaları sağlanacak. Talan ve yıkım alanı sorumsuzca genişletililecek. Maden sahalarına yakın tapuların hiçbir güvencesi kalmıyor

– Gaz dağıtım şirketlerinin maliyetlerini düşürmek için, şebeke kurarken alt yapıda yarattıkları tahribatın düzeltilmesi yerel yönetimlere yüklenecek…

– Maden şirketlerinden çeşitli işlemlerinde istenen “borcu yoktur” yazısı istenmeyerek, böylece kamu alacaklarının takibinden vazgeçiecek. Böylece kamu zarara uğratılacak

– Yenilenebilir enerji kapsamı genişletilerek, atık lastiklerin işlenmesi sonucu ortaya çıkan ürünleri, orman ürünlerini ve çöpü yakarak elde edilen enerji “yenilenebilir” sayılıyor ve teşvik ediliyor. Biyokütle santrallarının yaygınlaşmasının önü daha da açılıyor. Kimyasal ve zehirli gaz salan tesislerle havamız daha da kirlenecek, halk sağlığı sorunları daha da artacak.

– Cumhurbaşkanlığı izniyle, BOTAŞ, TPAO gibi kurumlar tarafından daha önce yurtdışında kurulmuş olan şirketlere, T.C. Kanunlarından muaf olmak üzere, yurtdışına yönelik çalışmak amacıyla, her türlü denetimden uzak, yurt içinde de enerji şirketleri kurma hakkı sağlanacak.

– Enerji üretim tesisleri için gereken taşınmazların kamulaştırılması yetkisi, Maliye Bakanlığından alınarak, EPDK’ya verilmesiyle kamu yararı kararı olmaksızın istimlak olanağı sağlanacak ve halkın, köylünün topraklarının sermayeye peşkeş çekilmesi süreci daha da hızlandırılacak.

– Dağıtım şirketlerine çeşitli kolaylıklar sağlanarak daha fazla kar elde etmeleri sağlanacak.

– Ülkemizin her yerinde köylüleri ve halkı canından bezdiren, ekolojik yıkımlara yol açan, havayı, su kaynaklarını ve tarım alanlarını kirleten HES’ler, JES’ler ve RES’lere Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destek Mekanizması(YEKDEM) destekleri devam ettirilecek.

– Jeotermal alanların ihale bedellerinin taksitlendirilmesi sağlanarak JES’lerin sayıca daha fazla artmasının önü açılacak.

– Kanunda tüketicilere düşük maliyetli enerji sağlama sözü verilse de enerjinin verimli kullanılmasına ilişkin hiçbir düzenleme yapılmamakla birlikte kayıp-kaçak bedellerinin hukuksuz bir şekilde tüketicilere yüklenmesine devam edilecek…

İşte bu nedenlerle, doğamızı, tüm canlıların yaşam hakkını savunuyoruz

Doğa katliamının, ekolojik felaketlerin, biyoçeşitlilik kaybının, iklim krizinin ve sömürünün önüne geçmek için Torba Yasanın geri çekilmesini istiyoruz!..

Esasen, bu yasa teklifi, teklifi sunan milletvekillerinin de çok rahat ve açık bir şekilde belirttiği gibi, sadece özel sektör kurumlarının faaliyetlerini daha hızlı, kolay ve denetimlere takılmadan yapabilmelerini sağlamak amacını taşımaktadır. Biz ise enerji demokrasisini, sosyal adaleti ve doğanın haklarını gözeten ve uygulamaya geçiren politikaların bir an önce kanunlaştırılmasını talep ediyoruz. Doğayla uyumlu ve sağlıklı bir toplumsal yaşamın, ekolojik prensiplerle inşa edilebileceğini biliyoruz. Bunun çözümü toplumsal irademizin siyasetin gündemine girmesidir.

Tüm canlıların “Yaşam Hakkı”nı riske atan Torba Yasadan vazgeçilmesini istiyoruz.

TORBA YASA TEKLİFİNİ GERİ ÇEKİN!

EGEÇEP YÜRÜTME KURULU

17.11.2020